Elçibəyin səsi !.. Axtar: 
   • Bu gün Uşaqların Müdafiəsi Günüdür    • AŞPA-da Azərbaycanla bağlı qalmaqal    • Türkmənistanda prezidentlik müddəti artırılır    • Qənimət Zahid 17 saylı cəzaçəkmə müəssisəsinə köçürülüb    • Tarkan Yaşıl Teatrda konsert verdi    • Tornado ABŞ-da bir neçə şəhərə ciddi ziyan vurub    • Ordumuzun mövqeləri atəşə tutulub    • Ordumuzun əsgəri qətlə yetirilib    • AB qeyri-leqal miqrantlara qarşı    • Məzun günü təşkml ediləcək
Ana Səhifəm OlsunƏn Bəyənilənlərə Əlavə ƏtRSS
Əsas Səhifə|Gündəlik|Siyasət|İdman|İqtisadiyyat|Dünya|Texnologiya|Yaşam|Mədəniyyət|Təhsil|Kino|Səhiyyə|Qadın|Video|Yazarlar
 
   Geri
Yazı Ölçüsü: 
  Qadın: Tepeden tırnağa bakım

30.09.2007 15:14:07

SAÇ- YÜZ- TIRNAK- GİYİM : SAÇ VE YÜZ BAKIMI :
  Saç tipine göre 5 ayrı maske

* Kuru saçlar için yağ

Malzeme: Bir yumurta sarısı, bir kaşık bal, bir kahve fincanı buğday yağı.

Hazırlanışı: Yumurta sarısı, bal ve buğday yağını iyice biribirine karıştırıp saçınıza sürün. Buğday yağı yerine saf zeytinyağı da kullanabilirsiniz. Başanıza sıcak bir havlu sararak bu şekilde bir saat bekleyin. Sonra saçlarınızı yıkayın. Karışımı saçınıza sürerken bir taraftan da ensenizden tepeye doğru masaj yaparsanız daha iyi sonuç alırsınız. Saçlarınız çok zayıf ise bu kürü haftada bir kez olmak üzere bir ay boyunca sürdürün.
* Zayıf saçlar için tonik

Malzeme: 50 gr. adaçayı, 50 gr. lavanta, 50 gr. kekik, 50 gr. at kuyruğu.

Hazırlanışı: Adaçayı, lavanta, kekik ve at kuyruğunu birlikte bir litre suda 10 dakika kaynatıp süzün. Elde edilen bu su ile her sabah ve akşam saç diplerinize sürün.

* Dökülme problemine karşı lavanta suyu

Malzeme: 50 gr. hintyağı, 50 gr. saf zeytinyağı, 50 gr. lavanta suyu

Hazırlanışı: Hintyağı, zeytinyağı ve lavanta suyunu birbiriyle iyice karıştırıp banyodan önce saç diplerinize sürün. 20-30 dakika sonra kükürtlü sabunla saçlarınızı yıkayın. Saç dökülmesinin bir nedeni de saç köklerindeki yağ dengesinin bozulmasıdır.

* Canlandırıcı tonik

Malzeme: 50 gr. papatya çiçeği, 250 gr. su

Hazırlanışı: Papatyayı yarım saat kaynatıp süzün. Banyodan sonra saçınıza sürün.

* Parlatmak için tonik

Malzeme: Bir çay kaşığı limon suyu, yarım çay kaşığı sirke, bir yumurtanın sarısı, bir kaşık bal

Hazırlanışı: Limon suyu, sirke, yumurta sarısı ve balı karıştırın. Bu karışımı banyodan önce saçlarınıza sürüp 15 dakika bekletin.

* Gözaltına pollen
Arı sütü polen balın içine bir damla kayısı yağı, üzerine bir damla buğday yağı konulup sürülecek. Evde var ise içine iki damla E vitamini ampulü kırılıyor. Karışım 10-15 dakika gözaltında bırakılıp sonra siliniyor. Arı sütü polen bal gözaltını toparlıyor.

* Nane ve tarçın stressavar : Stresten yakınanlara, saçı dökülenlere nane ve tarçın, ödem sorunu olanlara ise zerdeçal, karanfil öneriliyor.

* A vitamininin mini bir lifting etkisi bulunuyor, ıspanak ise selülit oluşumunu engelliyor

* Çoğu kez şampuanların yapamadıklarını çavdar ekmeği, ciğer ve mantar gerçekleştiriyor: Bu besinler saçların daha güçlü uzamalarını sağlayan ve renk pigmentlerini yoğunlaştıran pantoten asidinden bolca içeriyor. Hazırladığınız yaz mönüsünü ayçiçek ya da buğday tohumu yağıyla tatlandırın. İçeriklerindeki ekstra porsiyon E vitamini saçların parlamasını sağlıyor. Eğer etkiyi artırmak istiyorsanız kuşkonmaz ve yeşil biber de aynı etkiyi sağlayacaktır.

* A vitamini de cilt için en az iyi bir kozmetik ürünü kadar önemli. Günlük 0,8 mg.’ı mini bir lifting etkiyi yaratıyor ve cilt uzun vadede elastikiyetini koruyor.

* Hücrelerdeki nemi korumak için de patateste bulunan kalsiyum ve alabalıktaki kalsiyum oldukça etkili. Sivilceler için de kuzuda bulunan çinkonun günlük 5 mg. alımı önemli.

* Cildin gençlik programı için polifenol ideal. Hücreleri zararlı dış etkenlerden koruyor, hatta sağlıklı hücrelerin kanserli hücrelere dönüşmesini engelliyor. Her gün düzenli olarak 1 porsiyon (ortalama 150 gr) çilek, kiraz, kırmızı turp ya da salatalık yemek gerekiyor.

* Betakaroten ise güneşin oluşturduğu serbest radikalleri yakalıyor ve böylelikle hücrelerin zarar görmesini engelliyor. Karpuz, kayısı, mango gibi turuncu renkteki meyve türleri ve brokkoli ve lahana gibi yeşil renkteki sebzeler de betakaroten bakımından oldukça zengin

* Tırnak bakımı için: Günde bir adet muz ya da bir bardak kefir içmek gerekiyor. Biotin olarak da bildiğimiz H vitamini içeren pişmiş yumurta, ıspanak ve bira mayası dışında ördek eti ve som balığı tırnakların daha sağlıklı uzamalarına yardımcı oluyor.

* Selülit: O zaman düzenli olarak yağsız balık, az yağlı süt ve baklagilleri yemek listenize eklemeniz gerekiyor. İçeriklerindeki yüksek değerde albümin bağ dokusunu güçlendiriyor. Selülite karşı pirinç, kuşkonmaz ve ıspanak da ideal. Bu üçlü, zararlı zehirli maddelerin ve fazla suyun vücuttan atılımını sağlıyor.


KADINLARDA VÜCUDA UYGUN GİYİM

Uzun boylular

1. Alt beden ve üst bedende, farklı renklerde giysiler kullananılabilir.
2. Duble paçalı pantolonlar kullanılabilir.
3. Boyuna çizgili giysiler yerine enine çizgililer ve pötikareli giysiler giyilebilir
4. V yaka yerine bisiklet ya da balıkçı yakalı bluz ve kazaklar kullanılabilir.

Kısa boylular

1. Boyuna ince çizgili takımlar giyilebilir.
2. Düz, koyu renkler kullanılabilir.
3. Ceketler bele oturmalı (bel inceyse)
4. Uzun ceketler giyilmemeli
5. Boyuna ince çizgili gömlekler tercih edilmeli
6. Paçaları aşağı doğru daralan pantolonlar giyilmeli. Duble paça kullanılmamalı.
7. Monokromatik (aynı renkte) giysiler giyilmeli

Genelde iri vücutlar

1. Dökümü olan, vücudu sarmayan kumaşlar tercih edilmeli
2. Büyük desenli ve kareli kıyafetler kullanılmamalı
3. Fularlar boyun bölgesinde tutulmamalı, aşağı doğru sarkıtılmalı
4. Bel inceyse kemerle "vurgulanmalı”, değilse kemer kullanılmamalı
5. Sapı bel hizasında ve kalçaya kadar uzayan çantalar kullanılmamalı.
6. Uzun kolyeler kullanılabilir.Bel kalınsa, dikkati belden omuza çekmek için bir broş takılabilir.
7. Mini etek giyilmemesi uygun olur.
8. Dar, vücudu saran pantolonlar giyilmemelidir. Diğer pantolonlarla kalçayı kapatan tünikler ve ceketler giyilebilir.
9. Vücudu sımsıkı saran kıyafetlerden her zaman uzak durulmalı

Genelde minyon vücutlar

1. Vücuda oturan kuplarda kıyafetler seçilmeli.
2. Büyük aksesuarlar kullanılmamalı
3. Geniş yakalar ve geniş manşetler kullanılmamalı
4. Büyük desenler kullanılmamalı
5. Vücut ölçüleriyle orantılı aksesuar kullanılmalı. Örneğin; çanta sapı uzun, küpeler ve kolyeler çok iri olmamalıdır.

Üst beden alt bedene göre kısaysa

1. Üst bedenin kısalığını kamufle etmek ve uzatmak için, bluz veya gömlek renginde kemer kullanılmalı. Kalçalar dar ise, belden daha aşağıda kemerler kullanılabilir.
2. Düşük belli pantolonlar ve etekler giyilmeli, yüksek belli pantolon ve etekler tercih edilmemelidir.
3. Üst bedeni daha uzun göstermesi için, belden aşağıda biten ceketler ve tünikler giyilmeli.
4. Bluzlar ve gömlekler pantolon ya da etek içine yerleştirilmemeli, dışarıda tutulmalı

Alt beden üst bedene göre kısaysa

1. Alt bedenin kısalığını kamufle etmek ve görüntüde uzatmak için pantolon ya da etek renginde kemer kullanılmalı.
2. Yüksek belli pantolonlar ve etekler giyilmeli
3. Pantolon paçaları uzun tutulmalı, duble paça kullanılmamalı

İri göğüslü olanlar

1. Üst bedeni kısaltacak geniş kemerler kullanılmamalı
2. Bacak ve kalça bölgesi zayıf olanlar, üst genişliği ile alt bedeni orantılamak ve dikkati göğüs bölgesinden daha ince olan bölgeye çekebilmek için, alt bedende, üstten daha açık renkte pantolon ya da etek kullanabilirler.
3. Üst bedende vücudu saran kumaşlardan yapılmış bluzlar, bodyler, straples bluzlar, kolsuz bluzlar, bluzanlar ve çok cepli gömlek ve bluzlar giyilmemeli.
4. V-yakalar, bisiklet yakalar, şal yakalar tercih edilmeli
5. Aksesuar olarak gözün dikkatini göğüsten uzaklaştıracak aksesuarlar kullanılmalı. Örneğin yüzük, bilezik gibi.

Küçük göğüslü olanlar

1. Üst bedende kullanılan giysiler alt bedende kullanılan giysilerden daha açık renkte olmalı.
2. Bluzan gömlek ve tünikler, bol cepli gömlek ve bluzlar kullanılmalı
3. Destekli iç çamaşırları kullanılmalı

Beli kalın olanlar

1. Kesinlikte kemer kullanılmamalı
2. Düşük belli elbiseler ve A şekilli elbiseler giyilmeli
3. Uzun ve dökümlü etekler ya da dikkati belden bacaklara taşıyabilecek kısa etekler giyilmeli
4. Dikkati belden yakaya ve omuz bölgesine çekecek bluzan ve vücudu sarmayan bluzlar, kurvaze bluzlar, tünikler giyilebilir. Vatka kullanılabilir. Atletler, vücudu saran bluz ve tişörtler kesinlikle giyilmemelidir.
5. Boyundan aşağı sarkıtılan fularlarla dikkat belden aşağı çekilebilir.

ERKEKLERDE VÜCUDA UYGUN GİYİM

Uzun boylular

1. Boyuna çizgili takımlar kullanılmamalı.
2. Kurvaze takımlar idealdir.
3. Sivri burunlu ayakkabılar giyilmemeli
4. Serbest giyim günlerinde pötikareli, tüvit ceketler kullanılabilir.
5. Gömlek yakaları sivri ve uzun olmamalı
6. Duble paçalı pantolonlar kullanılmalı
7. 3’lü konbinler kullanılmalı.(Ceket, pantolon ayrı renklerde ve bunlara uyan bir gömlekle kullanılmalı)

Kısa boylular

1. Boyuna ince çizgili takımlar giyilmeli
2. Düz koyu renkler kullanılmalı
3. Ceketler bele oturmalı, kare omuzlar olmalı, ceketler ya 2 ya 3 düğme olmalı.
4. Uzun ceketler giyilmemeli
5. Boyuna ince çizgili gömlekler tercih edilmeli
6. Paçaları aşağı doğru daralan pantolonlar giyilmeli. Duble paça kullanılmamalı.

İri yapılı erkekler

1. Koyu renkte takımlar ve boyuna çizgili takımlar tercih edilmeli
2. Kalın kumaşlardan yapılmış her türlü giysiden uzak durulmalı
3. İstendiği taktirde kemer yerine askı kullanılabilir.

Minyon yapılı erkekler

1. Genelde bele oturan kuplarda ceketler giyilmeli
2. Ceket kolları katiyen uzun olmamalı
3. Bol, dökümlü kazak ve gömleklerden uzak durulmalı
4. Pantolonların paçaları aşağı doğru daralarak inmeli
5. Gömlek yakaları ve manşetleri geniş olmamalı
6. Kravatta çok büyük desen kullanılmamalı
Minimize Hips and Other Casualties of Being Pear Shaped
If your hips have caused you years of tears, then buck up and start dressing around them. The following tips will allow you to minimize the pear shape that you have been cursing since puberty.
* Skirts: Fuller, below-the-knee skirts conceal wider hips. Avoid high-waisted pencil skirts and opt for A-line styles and skirts with hemline details, which balance your shape.
* Trousers: Sport fuller, wide-leg pants. Avoid cropped pants, which make your legs look shorter.
* Dresses: Well defined waists with fuller skirts can hide a multitude of sins! Try strapless or V-neck styles to draw the eye upward and away from your lower half.
* Jackets: Damn those shrunken-style jackets that are so in right now! They only draw attention to hips and backsides. Stick to longer jackets that camouflage the hip area.
* Tops/Sweaters: Whenever possible, go with halter styles and boat necks, which create the illusion of broader shoulders. So do cardigans with horizontal stripes. Steer clear of clingy or tight tops.
Slim the Stomach Area
Not that diet and exercise aren't good for you, but sometimes cutting down on the cheesecake just isn't enough to get rid of that tummy you have had since, well, birth. Follow these simple tips to minimize your waistline.
* Dresses: Wear a wide belt over a dress to streamline your shape. Look for styles that have gathered fabric in strategic places, called ruching, which pulls you in at the middle, and V-necks, which draw the eye upward.
* Tops: Men's-style shirts tucked into trousers and skirts camouflage the middle area and are always "Katherine Hepburn" chic.
* Layered Tops: Layered chiffon tops create the illusion of "lightness" around the belly area. As with dresses, try ruched tops to hold you in and V-necks to distract the eye.
* Jackets: Stick to slightly tapered jackets to create a slimmer waist.
Create Height
You can only add so many inches with high heels. It's true they look great, are slimming and make you feel taller, but they also absolutely kill your feet. When you want to give your tootsies a break, try these tricks.
* Trousers: Finding pants that make you look taller is easy. Long, wide-leg trousers lengthen legs. Pinstripes and front creases are also flattering for those who could use a few more inches.
* Skirts: Short skirts will make all women look taller. They don't have to be minis; just-above-the-knee lengths work too. If you're "vertically challenged," longer skirts will make you look like you are standing in a hole.
* Dresses: Empire-waist dresses lengthen your bottom half. Try above-the-knee lengths here as well.
* Tops: Drop V-necks with a vertical stripe create the look of a longer torso. Long slim sweaters will also make you look longer.
* Jackets: Keep 'em short and sweet. Longer jackets will make you look shorter.
Create Curves in All the Right Places
So you're still waiting to "develop" are you? Well, stop waiting and start creating. Make your own curves for Pete's sake.
* Jackets: The term "nip and tuck" isn't just reserved for plastic surgery. Tapered jackets can accentuate bustlines and waistlines.
* Skirts: Pair a full skirt with a long top and add a ribbon belt to create a waist. Belted skirts with pockets create the same effect.
* Tops: Fitted bodices create a super-sexy shape. Shop for V-necks and scoop necks as well.
* Dresses:Cinch a belt at the waist over a dress for instant curves.

How To Dress Sexy (Without Looking Slutty)
To work
Forget unflattering sweatpants, frumpy jeans or even out-of-style suits. Looking good will not only help you score points with the hot guys in the office, it will help you get noticed by your boss -- but not so much that she calls HR.
After all, looking sexy while maintaining a professional polish couldn't hurt. Start by reworking the tired old sweater set/skirt combo into a fresh and feisty look. Choose a shirt that is fitted to the extreme. That means that you keep going down a size until the buttons over your chest start to pucker. Then buy the shirt that is one size above that -- guaranteeing the tightest shirt possible without looking like you've grown out of it. This ABS blouse is perfect because the long sleeves make it office appropriate yet the lace under the bust gives the shirt a casually sexy and inviting feeling
You don't need a mini skirt to show off your legs. You can pair up your fitted top with a variety of bottoms depending on your mood. Check out Girlshop's denim skirt. It goes below the knee, but the fitted cut will show off your curves -- and the best part is that it's strategically faded to make you look even slimmer! Just like you found your sexy shirt, use this sizing guide for finding the perfect pants: Try the smallest pair on as possible and then look at your butt. If you can see your thong outlined, the seam busting or a line directly under your rear -- they are too small. Only go up a size until you see a smooth yet curvy silhouette. Laundry Herringbone Striped Pants will be like a shot of espresso when you walk in the door! Don't be surprised if your office crush stops by or you get compliments from strangers.
On dates
The most important thing about looking sexy on a date (aside from wooing your man) is that you don't look obvious. You want to look like you wake up, eat and sleep sexy. He doesn't need to know that you spent an hour at the nail salon, $100 dollars at your hairdresser and another two hours primping. But, don't overdo it. An outfit that looks like you borrowed it from Pamela Anderson's closet will make it seem like you are trying way too hard
While you might get him interested that night, it could be for all the wrong reasons. These tips will help you look "accidentally sexy." If you really want to go for "the innocent, but really not so innocent" look, try this Betsey Johnson slipdress from Bluefly.com. The spaghetti straps will showcase your shoulders and the form-fitting bodice will keep his eyes glued to all the right areas. But, the color and length deem this dress appropriate for anything!
Out on the town with the girls
Out on the town often means dressing to the nines, dancing and meeting a lot of men. These evenings call for a look that makes you feel hot (or at least hotter than your friends). But, you don't want to start a "who can dress skimpier" contest. Quality over quantity is a good rule of thumb.
Some guidelines: Sheer shirt with no bra=slut. See-through (or netted) white shirt with black bra=tacky. Backless tank with full front coverage=sexpot. These style tips below will help get you into the trendiest clubs -- and get you home with most phone numbers.
Working it when you're working out
There is nothing more annoying than an overtly slutty outfit at the gym. If isn't hard enough to get motivated to go to the gym only to get stuck running side-by-side a skinny little twig in a thong leotard with leopard prints. The good news is that most men don't find underweight, underfed and underdressed sweaty women at the gym attractive. And no one finds leotards attractive, so you can put those aside for Halloween or '80s-themed parties.
Men are more inclined to notice those of us who work it right while we are working out. That means showing off the curves, lifting the chest and sucking in the stomach. Here is an outfit that will help you make this happen.
Reebok's Criss Cross Bra Top is perfect for showing off your hard earned physique while offering the support and quality that you really need. Slightly padded with clean criss cross lines, this bra is designed to make you look good in all the right places.
Couple the top with a pair of Reebok Wrap Dance pants and you'll be the height of fashion. The trick here is to watch for unsightly underwear lines -- if worst comes to worst, leave your panties in the locker room.
Here is the final checklist for looking sexy (not slutty):
Wear soft, inviting (touchable) fabrics all the time.
2. Steer clear of the obvious -- like ultra short or sheer. Let slits and well-cut clothes do your talking.
3. Always try on your clothes and don't be afraid to go down (or up) a size.
4. Team something sexier with something more conservative if you are concerned about taking your look too far.
5. Look for clean lines (no bulging bra or panty lines).
SU ELEMENTİ(yengeç,akrep,balık)
Renkleriniz: Koyu mavi, turkuvaz veya maviye yakın yeşil, ayrıca siyah ve eflatun sizin elementinize uymakta ve güzelliğinizin altını çizmektedir.
Makyajınız: Duyarlı su bayanına yumuşak tarzda bir makyaj uygundur. Mavi arası yeşil renge zıt olarak öncelikle göz kapaklarınıza beyaz far kullanın ve daha sonra göz kapaklarınızın alt kısmını bu yeşil renk ile gölgelendirin. Kirpiklerinize kahverengi rimel kullanın. Az miktarda şeftali tonu ruj ile yanaklarınızı vurgulayın. Dudaklarınıza ve tırnaklarınıza da şeftali renginde ruj ve oje kullanabilirsiniz.
ATEŞ ELEMENTİ(koç,aslan,yay)
Renkleriniz: Kırmızı, orange, altın sarısı, antrasit gri ile kombine edilmiş bakır rengi gibi parlak renkler tercihinizdir. Çünkü bu renkler ateşli ve sıcak kişiliğinize uymaktadır.
Makyajınız:Göz kapaklarınızın üzerini altın veya orange renkleriyle canlandırabilirsiniz. Göz kapaklarınızın üst kısmını içten dışa doğru antrasit rengi ile gölgelendirin. Siyah veya koyu kahverengi göz kalemi ile gözlerinizin çevresini belirleyin. Yine siyah veya koyu kahverengi rimel kullanabilirsiniz.
TOPRAK ELEMENTİ(Boğa,Başak,Oğlak)
Renkleriniz: Bej, kahverengi, bakır rengi veya toprak sarısı gibi toprak tonları sizin elementinize hitap etmektedir. Ayrıca bunları mısır sarısı veya koyu yeşil ile kombine edebilirsiniz.
Makyajınız: Toprak bayanına, özellikle gözleri vurgulayan etkileyici bir makyaj tarzı uymaktadır. Bunun için göz kapaklarınızı koyu kahverengi ile renklendirin. Kaşlarınızın ve göz kapaklarınızın alt kısmına bakır tonunda far uygulayabilirsiniz. Siyah rimel kullanın. Yanaklarınızı pas rengine yakın kahverengi ruj ile vurgulayın. Dudaklar bej tonunda olmalı. Tırnaklarınıza bakır rengine yakın bej oje kullanabilirsiniz.
HAVA ELEMENTİ(İkizler,terazi,kova)
Renkleriniz: Tüm pastel renkler ve gök mavisi, pembe, açık yeşil gibi serin renkler, hatta limon sarısı havalı ve hafif mizacınıza hitap etmektedir.
Makyajınız: Hava elementinin belirgin ve ince yüz hatlarına, serin tonların kullanıldığı yumuşak bir makyaj stili uymaktadır. Zıtlık yaratması açısından öncelikle göz kapaklarınızın üst kısmına beyaz far uygulayın. Açık pembe tonu ise kaşlarınızın altına doğru kullanabilirsiniz. Göz kapaklarınızı iç kısmından dışına doğru açık mavi ile renklendirin. Mavi göz kalemi kullanın, ancak çizginin ince olması gerekir. Kirpiklerinize de mavi rimel kullanabilirsiniz. Yanaklarınızı, dudaklarınızı ve tırnaklarınızı gül pembesi ile tonlandırın.
MAKYAJDA PÜF NOKTALARI


FONDÖTEN

Mutlaka temizlenmiş, nemlendirilmiş cilde tatbik edilmelidir.

Nemli pamuk veya ufak nemli bir süngerle sürülmeli. Sünger her kullanıştan sonra sabun ile yıkanmalı ve kurutulmalı.

Aydınlık bir yerde yapılmalı; Gündüz makyajı; gün ışığında, gece makyajı; iyi aydınlatılmış bir yerde.

Saç dipleri ile yüzün birleştiği yerde renk farklılığı olmamalı. Fondöten bu bölgelerde küçük dokunuşlarla iyice yayılmalı.

Seçilen fondöten yüz ile aynı renk olmalıdır.

İnce bir tabaka halinde sürülmeli, sonuç doğal görünümlü olmalıdır.

PUDRA

Fondöten üzerine sürülecekse şeffaf olanları tercih edilmelidir.

Tek başına kullanılacaksa ten renginize uygun (mutlaka yüzünüzün bir yerinde denediğiniz) olmalıdır.

Büyük pudra fırçası ile ince bir tabaka halinde sürülmelidir. Fırçayı, yüzünüzdeki ince tüylerin çıkış yönünde kullanmalısınız.

GÖZ

Toz farlar, kullanmı ve dayanıklılık açısından daha çok tavsiye edilir.

Sık sık temizlenen süngerli çubuk veya yumuşak fırçalarla sürülmelidir.



Açık renk farınızı gözkapağına sürdükten sonra, gölge yapacağınız renkte far ile gözkapağının bitiminden kaşa paralel çukurluğa hafifçe sürün.

Gözlerinizin renginde far sürmek her zaman çok iyi netice vermez. Örneğin mavi gözlere, mavi far yerine açık - koyu gri, pembe kombinasyonları çok uygun olur. Siz kendi renginizi deneyerek bulmalısınız.



Gözlerinizi daha büyük göstermek isterseniz kirpik diplerine siyah veya kahverengi göz kalemi ile ince bir hat çekmeli, göz ucundan da biraz taşırmalısınız. Alt kipriklerin diplerine de ince bir hat çekmeli, ancak bir pamuklu çubukla hattın keskinliğini dağıtmalısınız.



Gözleriniz birbirine yakın ise gözün şakak tarafındaki ucunu daha koyu renk bir far ile belirgenleştirmelisiniz.



Gözleriniz birbirinden çok ayrık ise gözpınarının üstünü kaşa kadar koyuca ton bir far ile gölgelemelisiniz.

RİMEL (MASKARA)

Siyah veya koyu kahverengi rimel sürerek gözlerinizi daha büyük ve anlamlı gösterebilirsiniz.

Rimel sürerken başı hafifçe kaldırıp aynaya bu şekilde, bakarken boyamak göz çevresine bulaştırmamak açısından iyi bir tekniktir.

KAŞLAR

Kaşlarınızı yüzünüze en uygun şekilde şekillendirmek için elinize uzun bir çubuk veya kalem vs. alıp ayna karşısına geçin;



Çubuğu burun deliğinin yanından ve göz pınarından geçecek şekilde dik tutun. Kaşınız çubuğun gösterdiği noktadan başlamalıdır.



Çubuğu burun deliğinin yanından kaldırmadan (gözeleriniz karşıya bakarken) gözbebeğinin üzerinden çapraz olarak uzatın. Çubuğun gösterdiği nokta kaşınızın ideal kavis noktasıdır.



Çubuğu burun deliğinin yanından kaldırmadan gözün kuyruğundan geçecek şekilde uzatın. Çubuğun gösterdiği nokta kaşın ideal bitiş noktasıdır.

Kaşınızı alırken, tüylerin çıkış yönüne doğru çekmeye dikkat etmelisiniz.

Makyaj ensasında ufak bir kaş fırçası ile kaşlarınızı fırçalayıp şekillendirmeyi ihmal etmeyin.

Eğer kaşınızda düzeltme yapacaksanız; koyu kahverengi veya füme renkli bir kaş kalemi ile önce ince ince küçük çizgiler halinde boyayıp, sonra fırça ile dağıtın.

ALLIK

Yüze daha sağlıklı bir görünüm kazandırabilmek için allık sürmelisiniz.

Allık fırçası yumuşak ve uzun tüylü olmalı, sık sık yıkanmalıdır.

Allığın rengi ten rengine uygun olarak pembemsi veya toprak tonlarında olmalıdır.

Allık asla bir leke gibi durmamalı, çok hafif kullanılmalı, fırça bastırılmadan hafifçe değdirilerek sürülmelidir.

Gece makyajında kullanılan allık biraz daha koyu olabilir. Ancak çok iyi dağıtılmalıdır.



Allık ile yüzümüzde beğenmediğimiz bazı yerleri farklı gösterebiliriz.

Örneğin;

Yuvarlak bir yüzü daha ince göstermek için allığı, elmacık kemiklerinin altından şakaklara doğru ve şakaklara sürmelidir.



Köşeli bir yüzde; elmacık kemiklerinin üzerine ve çenenin alt - yan sınırına allık sürülürse yüzde daha yumuşak bir ifade sağlanabilir.

Yazın yüzünüz güneşten bronzlaştığında her zaman kullanığınızdan daha koyu bir allıkla yüzünüze ışıltı katmalısınız.

DUDAK

Dudaklara dudak renginin bir ton koyusu ile çerçeve yapılıp içi yalnızca parlatıcı şeffaf bir ruj ile boyanarak kullanabilirsiniz veya yüzünüze fondöten sürerken biraz da dudaklara sürerek renk farkını azaltır, makyaja hazırlarsanız. Kullanacağınız rujun bir ton koyusu ile çerçeve yapıp içini ruj ile doldurarak daha kalıcı bir makyaj elde edersiniz.

Dudak makyajında şekil çok önemlidir.

Dudaklar ince ise; fondötenlenen dudakların bitimine kemik rengi bir kalemle ince bir çerçeve çizilir ve parmak uçlarıyla iyice dağıtarak hattın keskinliği azaltılır. Daha sonra dudak kalemi ile çerçeve çizilir ve içi uygun renk ruj ile boyanır.



Açık renk rujlar dudağı daha dolgun gösterir.

Kalın dudaklar, koyu renkli rujla daha ince gösterilebilir.

Şimdi gözlerimizi ortaya çıkartacak, daha manalı gösterecek birşeyler yapalım...

Süngerli far fırçanıza biraz toz far alın. Fazlasını hafifçe üfleyerek atın ve gözkapaklarınıza nazikçe tatbik edin. (Farın rengi çok parlak, çok belirgin olmamalı ve yüzünüzün bütümünde çok aykırı durmamalı) Daha sonra farınızın birkaç ton daha koyusu ile gözün şakağa yakın ucundan başlayarak bir bölge yapın. Bunun için, fırçanızı göz ve kaş arasındaki çukur olan bölgede hafifçe sürtün.

Ucu inceltilmiş yumuşak bir göz kalemi ile gözkapağının üstüne, kirpiklerin hemen dibine ince bir hat çekin. Gözün ucunda bu hattı hafifçe dışarı, şakağa doğru uzatın. Alt kirpik diplerine de ince bir hat çekin ve pamuklu çubukla hafifçe dağıtın. Daha sonra kirpiklerinizi bol bol rimelleyin.

Yüzünüze sağlıklı, ışıklı bir görünüm vermek için allık kullanmalıyız. Büyük, yumuşak bir allık fırçasına biraz ton allık alıp fazlasını üfleyerek atın. Fırçayı yüzünüze bastırmadan, son derece hafif değdirerek şakaklara doğru sürünüz. Amaç yüzünüzde kızılımsı lekeler yaratmak değildir, allığın çok ama çok az kullanılması, iyice dağıtılması ve hafifçe renklendirmesi çok önemlidir.

Dudaklarınıza renksiz veya renkli bir ruj sürerek makyajınızı tamamlamalısınız. Bunun için de önce bir dudak kalemi ile hem dudak kusurlarını düzeltmek, hem de dudağın çevresini belirterek rujun daha düzgün sürülmesini sağlamalısınız.
GÖZ MAKYAJI

Gözler yüzün en dikkat çekici bölgelerinden biridir. Teninize ve saçınıza uygun bir göz makyajı ile çok etkileyici görünebilirsiniz.

Eğer açık tenli ve sarışınsanız, şanslısınız çünkü hemen her renk far kullanabilirsiniz. Karamel, kahve, gri ve krem rengi özellikle yakışacaktır. Önce açık bir rengi (yumuşak bir gri, kemik ya da kehverengimsi bir pembe) kirpiklerin dibinden göz kapağının bitimine kadar sürün. Göz kapağının üstüne ise kahverengi, bronz gibi daha koyu renkler kullanın. En koyu tonu da derinlik katması için göz kapağının bitiş çizgisine sürün.

Esmerler rahatlıkla koyu tonlar kullanabilirler. Koyu renk farı kirpiklerin dibine kadar, yanlara dogru hafif uzatarak sürün.

Kızıllar ise karamel, gri, lila veya siyah gibi renkleri kullanabilirler. Bu renklerle sarışınlarinkine benzer makyaj yapabilirsiniz. Ancak göz ile burun arasındaki bölgeye fazla koyu renkler sürmekten kaçının.

Eyeliner ya da göz kalemini hem üste hem alta ya da sadece üste sürebilirsiniz ama mutlaka sürdükten sonra yumuşatmalısınız. Bunu ıslak pamukla, pamuklu çubukla ya da bazı göz kalemlerinin arkalarında bulunan silgilerle yapabilirsiniz. Açık renkli farlar kullandıysanız ya da günlük hafif bir makyaj istiyorsanız, göz kalemini mümkün olduğunca ince sürün, ayrıca kahverengi göz kalemi kullanmak daha doğal görünmenizi sağlayabilir. Gözün altına da kalem çekmek yerine, kirpiklerin dibine azıcık koyu renk bir far sürmeyi deneyebilirsiniz.

Rimel sürerken de bazı şeylere dikkat etmelisiniz. Kurumuş bir rimel (3 aydan sonra kurumaya başlar) istenilen etkiyi göstermez. Rimel sürmeden önce kirpikleriniz tarakla ya da kirpik kıvırıcısıyla düzelterek, karışmalarını ya da birbirlerine yapışmalarını engelleyebilirsiniz. Biraz ışıltılı ve farklı bir görünüm için siyah veya kahverengi sürdüğünüz rimelin üstüne sadece uçlarına mor ya da lacivert sürmeyi deneyebilirsiniz. Kirpiklerinizin daha uzun ve gür görünmelerini istiyorsanız, rimelden önce biraz pudra sürüp, kuruduktan sonra da ikinci katı sürmek istediğiniz etkiyi yaratacaktır.
DUDAK BAKIMI

Dudaklarınızın güzel görünmesini istiyorsanız herşeyden önce kurumuş ve çatlamış olmamalarını sağlamalısınız. Bunun için yanınızda taşıyacağınız bir çatlak kremini (lipstick) gerektiğinde sürmeniz yeterli olacaktır.

Makyaja başladığınızda dudaklarınız çatlak olmamalı çünkü bunu bir anda gideremezsiniz. Ayrıca özellikle kışın, ruj seçiminizi dudak koruyuculu olanlardan yapmalısınız. Bazı pudralı rujlar güzel görünmelerine rağmen dudaklarınızı kurutabilir.

Ruj sürmeye başlamadan önce ne kadar hafif makyaj yapıyor olsanız da dudak kalemi kullanmalısınız. Doğru sürülen bir dudak kalemi makyajın naturelliğinden hiç birşey eksiltmez. Önemli olan rengini doğru seçmek, süreceğiniz rujdan biraz daha koyu bir dudak kalemi kullanmalısınız. Dudaklarınız inceyse kalemi dudağın biraz dışından çekebilirsiniz ancak bunu abartmayın. Kalemin ucunun biraz küt olması daha yumuşak bir etki yaratacaktır. Keskin ve koyu renkte çekilmesi dudaklarızın doğallığını bozacaktır, günlük makyajda bundan kaçının. Dudak kaleminizi rujun üstünden de sürebilirsiniz, bu iki rengin daha iyi kaynaşmasını ve çizginin yumuşamasını sağlar.

Makyaj uzmanları genelde rujun fırça ile sürülmesini tavsiye eder ama bunu özellikle günlük makyajınızda yapmasanız da olur. Ruju sürerken dudak kalemininde hafifçe üstünden geçmelisiniz, sürdükten sonra dudaklarınızı birbirine yapıştırıp biraz hareket ettirirseniz de olur. Rujun fazlasını da bir parça kağıt mendille alırsanız daha pürüzsüz görünürler. Sürdüğünüz rujun kalıcı olmasını istiyorsanız pek kolay çıkmayan ever-lasting rujlardan kullanabilir ya da dudaklarınızın kuruma problemi yoksa rujdan önce biraz pudra sürebilirsiniz.

Rujun rengine gelince, modadan önce kendinize, yaptığınız makyaja ve gideceğiniz yere uygun olmasına dikkat edin. Mesela kahverengi tonlarında far kullanmışsanız kırmızı ya da pembe değil yine kahverengi tonlarında bir ruj kullanın. Gündüz, fazla iddialı renklerden kaçının, dudak renginizden biraz daha koyu ya da biraz daha açık, "ruj sürdüm" diye bağırmayan doğal renkleri tercih edin.
Doğal Parfümümüz


Her kişinin kendine özel bir parmak izi, ses tonu, göz irisi yapısı olduğu gibi birde kendi özel kokusu vardır. Bu koku genlerimizde şekil bulur. Cildimiz yapısındaki ter bezlerinin, yağ bezlerinin yapısı, sıklığı ve salgılarının özellikleri hep genlerimiz ile belirlenir.

Genetik faktörler dışında beslenme alışkanlıklarımız, yediğimiz besinler, içtiğimiz su, bulunduğumuz ortamdaki havanın yapısı ve temizliği doğal kokumuzu etkiler. Cildin fonksiyonlarını en çok ekileyen cilt hücrelerine bol besinin ve oksijenin ulaşıp ulaşmadığıdır. Stress, sigara, hava kirliliği cilt sağlığını, fonksiyonlarını ve dolayısıyla da doğal kokumuzu etkiler.

Kullanılan parfümler bu koku ile karışır. Aynı parfümün farklı kişilerde, farklı farklı kendini göstermesinin en önemli nedeni kişilerin kendi özel kokuları ile karışmasıdır. Parfümün sürüldüğü yerler ve bu bölgelerdeki cilt ısısıda sürülen parfümlerin buharlaşma miktarlarını etkileyerek farklı durmasını sağlar. Damarların yüzeye yakın olduğu bölgelerde cilt ısısı daha yüksektir. El bileğinde nabız alınan bölgeler, boyunda kulak kepçesine kadar olan yan yüzeyler, göğüs bölgesi, diz arkası bölgeler parfümlerin en düzenli buharlaşması için uygun yerlerdir.
BACAK GÜZELLİĞİ


Bacakların dış görünümü, fiziksel yapısı, doğanın kadına verdiği bir hediyedir. Her kadın sütun gibi bacaklara sahip olmak ister. Çarpık bir bacağı, estetik ameliyatla bile düzeltmek zordur. Düzgün bir bacak bakımla daha da güzelleştirilir, güzelliğini korur.

Bacakların cilt güzelliği, cilt bakımından ve genel bakımdan ayrı düşünülmemelidir. Genellikle eller için kullanılan bakım ürünleri, bacaklar için de kullanılır. Tonikler ve losyonlardan da yararlanabilirsiniz. Sağlıklı bir cilt görünümü ancak iyi bir kan dolaşımına sahip olmayı gerektirir. Dolaşımı artırmanın ve sağlıklı olmasını sağlamanın en iyi yolu, masaj ve spor yapmaktır. Kasları çalıştıracak ancak aşırı gelişimine neden olmayacak sporlar, güzel bir bacak görünümü sağlar. Yürüyüş, step, aerobik, yüzme önerilebilir. Egzersiz sonrası kaslarda biriken atık zararlı maddelerin atılımı için iyi bir dinlenme gereklidir.

Bacak bakımı konusunda dikkat etmeniz gereken noktaları sıralarsak:
* Yorgun bacaklarınızı mutlaka dinlendirin. Ayağınızı, bacaklardan başlayıp topuğa dek kremleyin. Uygun bir yere uzanın ve bacaklarınız kalbiniz seviyesinde olsun. Ayağınızın altına çok yüksek olmayan bir yastık koyabilirsiniz. Bacaklarınızı sıra ile havaya kaldırın, el parmaklarınızla kasları, uzun eksenleri boyunca iyice sıkarak masaj yapın. Başlangıçta yumuşak olan masaj, adeleler alıştıkça sertleşmelidir.
* Bol bol yürüyüş ve spor yapın. Egzersiz, kan akımını hızlandırır ve bacak kaslarınızı besler, gerginlik, sıkılık sağlar. Yürüyüşte kullanacağınız ayakkabıların rahat olmasına dikkat edin. Egzersiz sırasında terleyen ayaklarınızı derhal yıkayın ve iyice kurulayın. Nem, mantar enfeksiyonlarını davet eder. İstenmeyen kokular ortaya çıkabilir.
* Bacak cildinin bakımında, yüzünüze kullandığınız nemlendirici ve tonikleri kullanınız. Eğer bacağınızın cildi pürtüklü ise bitkisel sütler ile daha güzel bir görünüme sahip olabilirsiniz. Bacak cildiniz UV ışınların özellikle yaz aylarında açıktır. Yüzünüze gösterdiğiniz özeni mutlaka bacaklarınızada göstermelisiniz. Kullanacağınız ürünlerin UV filtresi içermesi mutlaka gerekir.
* Bacağınızdaki tüyler yumuşaksa; bol oksijen sürerek onları sarartıp, görünmez hale getirebilirsiniz. Sert iseler; tüyleri mutlaka yok etmeniz gerekir. Bu takdirde değişik epilasyon yöntemleri uygulayabilirsiniz.
* Bacağınız kalın ve fazla kaslı ise, parafin banyoları, uygun spor ve zayıflatıcı bir beslenme sistemiyle onları biraz inceltebilirsiniz.
TIRNAK BAKIMI


Bakımlı olmanın en büyük göstergelerinden biri tırnaklardır. Kimse çatlamış, uçları bozulmuş ojelerle, etleri çıkmış, boyları birbirini tutmayan tırnaklarla dolaşmayı istemez. Kimisi bu işi güzellik salonlarında halletseler de, basit bir tırnak bakımı herkesin yapabileceği bir iştir.

İşe tırnakları ve etleri yumuşatmak için elleri bir süre ılık, tercihe göre sabunlu ya da kremli bir suda bekleterek başlayın. Yumuşayan etler iyi bir makasla kolaylıkla alınabilirler ancak fazla derinden almamaya dikkat edin. Bunda pek başarılı olamıyorsanız üzülmeyin yaptıkça el alışkanlığı kazanacaksınız ama yine de istemiyorsanız etleri tırnak diplerine doğru itmekle yetinebilirsiniz.

Tırnaklarınızı törpülemeden önce istediğiniz uzunlukta kesin. Eğer kırılmış bir tırnağınız varsa diğerlerini de aynı oranda kısaltın, çok uzun tırnaklar arasında birinin kısa olması daha çok göze batar. Hatta bu durumda koyu ojeler yerine beyaz, açık pembe yada ten rengi gibi daha az dikkat çeken renkleri tercih edin.

Törpülerken fazla sivri yapmaktan kaçının ama ille küt tırnaklardan hoşlanmıyorsanız önce küt törpüleyin sonra köşeleri yuvarlatın. Tırnaklarınız kısa ise küt törpülemek daha çok yakışacaktır. Tırnaklarınızın etli kısmı kısa ise yani sıfır kesildiği zaman ince uzun değilse arkadan bakıldığında birkaç milim gözükecek kadar uzatın, mümkün olduğu kadar ince uzun görünmelerine çalışın. Ayrıca tırnaklarınız çok geniş değilse sürdüğünüz ojenin kapatıcı yani şeffaf olmayan bir renk olmasına dikkat edin.

Oje rengi konusunda oldukça fazla seçeneğiniz var. Genellikle kırmızı, pembe ve beyaz tonları daha çok kullanılmasına rağmen, lacivert, mor, yeşil, bordo gibi alışılmamış renkler cok moda. Daha çok gençlerin tercih ettiği bu renkleri fazla uçuk bulsanız bile koyu bir bordoyu ya da koyu bir kahverengini her yaştaki kadınlar kullanabilir. Henüz ülkemizde fazla yaygınlaşmamış olsa da cesaretiniz ve yeteneğiniz varsa ojenin üstüne desenler yapmayı, minik boncuklarla yada ince parlak şeritlerle süslemeyi deneyebilirsiniz.
GÜZELLİK VE BAKIM: EPİLASYON TEKNİKLERİ

1. Tüylenme

Doğumdan sonra 3. veya 4. ayda tüylenme başlar. İki tip kıl oluşur; bunlar, kısa, renksiz, ince olan vellus (ayva tüyleri) ve koyu, kalın, uzun olan terminal kıllardır. Terminal kılların kalıtımsal nedenlerle büyümesine 'hipertriker', androjen etkisiyle erkeksi karakterde büyümesine 'hirsutizm' denir. Hirsutizm sorunu olan kişilerin doktor kontrolünde tedavi olması gerekir, ancak tedaviyle bu kılların tamamı dökülmeyeceğinden epilasyon da uygulanmalıdır. Hipertrinerin tedavisi yoktur, oluşan kıllar değişik yöntemlerle yok edilir. Belli başlı epilasyon yöntemleri şunlardır:

2. İğneli Klasik Yöntem
Epilasyon yapılacak bölge önce alkolle temizlenir, sonra ince bir iğneyle kıl köküne girilerek elektrik verilir. Bu şekilde kıl kökü tahrip edilmiş olur. Jilet ya da tüy dökücülerle alınarak kalınlaşmış tüylere daha fazla elekrik verilmesi gerektiğinden, bu durumda daha fazla acı hissedilir. Seanslar yüze haftada bir, vücuda 1,5-2 haftada bir tekrarlanır, süreleri epilasyon yapılan bölgeye göre değişir. Bir seans yüzde 15 dakika sürerken, vücutta birkaç saatten uzun sürebilir. Bu yöntem hamileler dışında herkese uygulanabilir. Yanda SORISA cihazı ile uygulama görülüyor

3. Blend Yöntemi
Bu yöntem klasik iğneli yönteme çok benzer. Aynı şekilde iğneyle kıl köküne girilerek elektrik verilmesine dayanır. Farkı akımdan sonra yüksek frekans uygulanmasıdır. Verilen yüksek frekans nedeniyle kıl kökünde bir çeşit sıvı oluşarak kılı öldürür. Bu sıvının oluşması beklendiğinden seanslar klasik iğneli yönteme göre daha uzun sürer. Epilasyondan sonraki ilk 24 saat içinde cilde su ve fondoten, ilk 48 saat içinde de sabun değdirilmemesi gerekmektedir. Bu yöntem hamilelere, vücudunda platin taşıyanlara, yüksek tansiyon hastalarına ve regl dönemindekilere uygulanmaz.
Yanda BIOTRON iğneli Dijital Blend epilasyon cihazını görüyorsunuz.
4. Bio-Aktif Sistem
Öncekilerden oldukça farklı olan bu yöntemde epilasyon yapılacak bölgeye, epilasyondan önce 3 gün üst üste bitkisel ağırlıklı bir solüsyon olan Biodepyl sürülür. Bu sürede kesinlikle su değdirilmez. Seans sırasında solüsyon sayesinde yumuşamış bölgedeki tüyler sır ağda ile alınır ve tekrar Biodepyl sürülür. Sonra epilasyon makinasının bob adı verilen başlığı ile bu bölgeye 15 dakika kadar masaj yapılır. Bu yöntemin esasını oluşturan solüsyonun amacı kılları zayıflatmaktır. Bu şekilde gittikçe zayıflayan kıllar 6 ayla 1 yıl arası bir sürede tamamen yok olurlar. Seans aralıklerı kılların tekrar uzamasına göre değişir. Az miktarda da olsa uzayan kıllar için fazla vakit geçirmeden tekrar epilasyona girilmesi gerekir. Seans uzunluğu komple vücutta en az 2,5 saattir ve bu süre kılın alınma zorluğuna göre daha da uzayabilir.
5. Radyo Frekansı İle Epilasyon
Bu yöntem ses dalgalarının kıl kökünde ısıya dönüşerek kıl kökünü yakmasına dayanır. Acı vermez ve iz bırakmaz. Diğer yöntemlerden farklı olarak seanslardan sonra denize girilebilir, yıkanılabilir ya da güneşe çıkılabilir. Kesin sonuç alınması 6 ayla 1 yıl arasında değişir, jilet kullanımı ya da hormon dengesizliği bu süreyi uzatan faktörlerdendir. Seans aralığı ise kılların tekrar uzamasına bağlıdır.

6. Foto Epilasyon

Foto epilasyon, lazer gibi ışığın yoğun biçimde deriye verilerek kıl köklerinin yakılmasıdır. Ancak ışığın dalga boyu lazerinkinden daha düşüktür. Beyaz ışığın önüne 590-755 nm. arasında değişik dalga boyları için filtreler takılıp, derinin ve kılın tipine göre seçilerek yöntem tatbik edilir. 2-5 pals'te 1-5 mm. derinlikteki kıl köklerine ulaşılabilir. Dalga boyunun değişebilir olması tek dalga boyunda çalışan lazerlere olan üstünlüğüdür. Epilasyon yapılacak bölge acıyı hafifletmek ve oluşabilecek kızarıklıkları engellemek için önce buz ile soğutulur.Yeni sitemlerde acı diğer yötemlere göre daha az hale getirilmiştir.



Daha sonra özel bir jel sürülerek ışık verilir. Bu sistemde tenin ve kılın rengi çok önemlidir çünkü ten rengi koyulaştıkça ışık dağılır ve sonuç alma süresi uzar. Bu nedenle bu yöntem zencilere uygulanamaz. Önemli olan kılın deri içindeki renginin, deri renginden koyu olmasıdır. Kesin sonuç 2-5 seans arası alınır ve seans aralıkları aynı bölge için en az 3 hafta olmalıdır. Tedavi süresince ve tedaviden sonraki belirli bir süre boyunca güneşe çıkmak ve bronzlaşmak yasaktır.

7. Lazer İle Epilasyon

Lazer seçilmiş dalga boyundaki yoğun ışıktır. Doku, lazer ışığını emerek ısınır. Özel olarak seçilen dalga boyundaki lazer ışığı, çevre dokuları etkilemeden sadece kıl köküne etki eder. Lazer ışığı, epilasyonda 2 önemli vücut yapısı tarafından tutulur. Melanin (cilde rengini veren koyu renkli piment) ve oksihemoglobin (kandaki oksijen taşıyan molekül). Melanin kıl ve kıl kökünde bulunduğundan lazer ışığını daha çok tutar ve ısınır. Kıl köklerinin zayıflamasına ve uygun gelişmişlikteki kılların yok edilmesini sağlar. İyi bir lazer cihazının dalga boyu, kıl çevresindeki epidermis deri tabakasının zarar görmeyeceği bir dalga boyuna sahiptir. Bu yöntemde verilen ışın demeti kıl köküne ulaşıp, ısı etkisiyle kıl kökünü yok eder. Foto epilasyonda olduğu gibi ten rengi çok önemlidir, aynı şekilde açık ten ve koyu renkli kıllar işi kolaylaştırır. Kıl köklerinin tamamen yok edilmesi 2-3 kere lazer uygulanması ile olur. Uygulaması da foto epilasyona benzer şekilde jel sürüldükten sonra lazer verilmesinden ibarettir. Yine aynı şekilde tedaviden sonra güneşe çıkmamak gerekir. Seans süresi yaklaşık 15 dakikadır ve bu süre içerisinde tüm yüz ya da iki koltuk altı tamamen temizlenebilir.

8. Bazı Lazer Teknikleri

Nd-YAG (Q tetikli) Lazer

Katı hal lazeridir. 1064 ve 532 nanometre dalga boylarındadır. Değişik teknikler ile daha farklı dalga boylarında da elde etmek mümkündür. Uygulaması basit, yan etkileri azdır. Çok amaçlı kullanıma izin veren, oldukça acısız bir yöntemdir. Süratli uygulama yapmak mümkündür. Çevre dokulara etkisinin az olduğu söylenmektedir.

Ruby (Yakut) Lazer

Katı hal lazeridir. En eski lazer sistemidir. 694.3 nanometre dalga boyunda, yüksek enerjili ışınlardır. Melanin tarafından tutulur.Epidermis ve kan hücrelerince de tutulduğu bilinmektedir. Epilasyon uygulamasında, mutlaka soğutucu ellikler kullanılmalıdır. Yavaş ve hantal bir sistemdir.

Alexandrite Lazer

Alexandrite lazerinin dalga boyu 755 nanometredir. Melanin tarafından emilirken, önemli ölçüde oksihemoglobin tarafından tutulur. Süratli bir yöntemdir. Isı ile kıl dışı dokuların etkilenmesi ve zarar görmesi, bu sistemde daha ön plandadır. Epidermal cilt yanıklarına neden olabilir. Acı hissi, diğer lazerlere göre daha fazla olduğu söylenmektedir.

Diode Lazer

Yeni bir lazer sistemidir. Gallium Arsenid diod lazerinin dalga boyu 800-840 nanometredir. Bu lazerlere ait fazla klinik uygulama henüz tamamlanmamıştır.

VÜCUT YAĞLARI

Vücut yağları, vücudun tek enerji stoklama yöntemidir. Vücut fonksiyonları için mutlaka gereklidir. Başta İnsülin ve bazı diğer steroid yapılı hormonlar yağ metabolizmasını yönetirler. Bacaklar ve gövdemizde yağlar iki katman halinde yer alırlar. Cilt sağlığı bölümlerinde de anlatıldığı gibi cildin hemen altında yüzeyel bir yağ katmanı ve daha derinlerde de derin yağ katmanı bulunur. Derin yağ katmanı gevşek bir yapıdadır. Her bireyin kendisine özgü bir yağ dağılımı vardır. Bu dağılım farkları vücut şekillerindeki farkı oluşturur. Yüzeysel yağ katmanı ise daha yoğun bir yapı gösterir ve fibröz dokular içinde adeta paketlenmiş olarak bulunur. Bu yapı selüloit gelişmesine neden olan yapıdır. Yağların vücutta dağılımı kişinin yaşına, cinsiyetine ve ırkına bağlıdır. Kadınlar erkeklere oranla daha fazla yağ dokuya sahiptirler. Yağ doku kadınlarda özellikle kalçalar, basen ve bel bölgesinde fazladır. Yağ doku ve bunu oluşturan yağ hücreleri yaşamın ilk 5-6 yılında çoğalmaya devam ederler. Adolesan çağa girişte de yağ dokuda bir artış görülebilir ancak genelde hücre sayısı artmaz. İnsanlar yaşlandıkça vücuttaki yağ dokuları bacaklarda azalırken daha merkezi bölgelerde kendisini yedek enerji olarak gösterir. Bazı ciddi şişmanlık olgularında, yağ hücre sayısı ve yağ doku artmaktadır. Bu artış bu kişilerde zayıflamanın, neden bu kadar zor olduğunu açıklar. Böyle yağ hücrelerindeki artışla gelişen şişmanlığa tıpta hyperplastik obezite denir ve bu tip kişiler daha sonra açıklanacak olan Abdominoplasty ameliyatından yara görebilirler. Ultrasonik liposuction yöntemi de yardımcı olabilir. Bu tür hastalar klasik liposuctiondan faydalanamazlar.
SELÜLOİT

1. Selüloit Nedir?

Selüloit aslında tıbbi bir terim değildir. Selüloit, cilt altı yağ dokularının, bağ dokular arasında sıkışması ile ciltte ortaya çıkan portakal kabuğu görünümüne verilen isimdir. Selüloit vücudun yağ dokularıdır. Bu dokular portakal kabuğu gibi görülebilir veya görülemez. Her iki halde de normaldir ve bir sağlık problemi değildir. Ciddi bir estetik problemdir. Selüloit daha çok kadınlarda kendini gösterir.. kalçalar, basen bölgeleri en sık görüldüğü yerlerdir.

Neden Kadınlar Bu Estetik Problem ile Daha Sık Karşılaşırlar? Kadınlar erkeklere göre daha ince bir cilt yapısına sahiptirler ve bağ dokudan oluşan cilt yapıları kadınlarda daha aralıklıdır. Cildin altında yer alan yağ dokular kendilerini yumru yumru gösterirler. Selüloit sadece fazla yağ dokusu olan kişilerin problemi değildir. Son derece ince yapıya sahip kadınlarda da görülür. Selüloit, yaşlanma ile gittikçe kalıcı bir hal alır. Yaşlanma ile oluşan cilt gerginliğinin ve elastisitesinin kaybolması ile cilt daha da incelir ve selüloitler daha belirginleşir. Doktorlar bunların ortadan kaldırılamayacağını söylerken, estetisyenler selüloiti yenebileceklerini söylemektedirler. Bu konuda tam bir sonuca varılmış değildir.

2. Selüloit Neden Olur?

Eğer bir kadının ailesinde selüloit görülmüşse o kadında da oluşma şansı fazladır.

Hormonsal Nedenlerle
0 Yapılan çalışmalarda, östrojenin kanda yükseldiği dönemlerde selüloitlerin de arttığı gösterilmiştir. Cilt altındaki damar sisteminin görevleri cilt konusunda anlatılmıştı. Cildin beslenmesi, vücut sıcaklığının ayarlanması gibi çok hayati fonksiyonları olan derideki kılcal damarların kapiller geçirgenlikleri bazı hormon (östrojen , progesteron, follikülin) veya kimyasal (prostaglandin) maddeler sayesinde olur. Bu hormonlar veya madde düzenlerindeki değişiklikler hücre aralığında aşırı su birikmelerine neden olabilmektedir. Selüloit mikro düzeydeki dolaşım bozukluğu sonunda ortaya çıkar. Zayıf kapiller damar aktivitesi ve şişme (ödem) ile kendisini gösterir.

Bağ Doku Zayıflıkları

Erken cilt yaşlanması (cilt sağlığı bölümüne bakınız)

Kötü alışkanlıklar (Sigara, alkol, duruş, beslenme vb..)

Pisikolojik faktörler

3. Selüloit ile Nasıl Savaşılır?

Çok değişik yöntemlerden söz edilebilir: Düşük yağ içerikli beslenme, (tüm uzmanlar bu konuda hemfikir) Egzersiz yapılması, özellikle aerobik sporlar , yürüyüş, jogging, yüzme, tenis gibi. Nefeslerinizin hızlandığı 20 dk. süren tüm aktiviteler yağları yakıcı selüloit yakıcı olarak fayda sağlar. Masaj yapmak, hafifçe yapılan bir masaj, hemen masaj sonrası cilde güzel bir görünüm verdiği ve insanın kendisini iyi hissettiği bir yöntemdir. Bu konuda inanılan, masajın kalıcı bir etkisinin olmadığı, diğer yöntemlerle birlikte daha iyi sonuçlar verebileceğidir.

Liposuction, bu konudaki bilgiler estetik problemlerde verilmiştir.
Mezoterapi
Bazı Lokal İlaç Tedavileri
Enzim Tedavisi
Chirohassage
Ultrasonik Yöntemler
Kozmetik Çözümler
 
 Turan OSMANLI
  "Atom sobaları"
  İndi də qazın bolluğundan qırılırıq...
06.03.2008
 
 Vüsalə ÇİNGİZ
    Xəyanət etmək asan iş deyil
 Bəhruz NAĞI
    Vətən müqəddəsdir!
 Hafiz HACIXALIL
    Dünyanın Qarabağ problemi
 Günel AZƏRİ
    Qısqanclıq
  Yeməklər / Çalışma
"Təbriz küftəsi" Əzələlər üçün
   
 Badımcan qəlyanaltısı...
 Xaş
 "Xəngəl"
 "Badımcan ruleti"
 Göbek Eriten Egzersizler
 Fiziksel Egzersiz
 Egzersizin Yararları
 Egzersizin Önemi
  VİDEO
  Yaşlı qadın ingiliscə öyrənəndə...
  Yaşlı qadın televiziyadan ingiliscə öyrənməyə çalışır
16.02.2008 16:13:52
 
   Elektrik axımı  
   Bir qolunun bazuları var bir qolunun yox  
   Bir valizin hekayəsi  
   Qadın göz qələmini öz gözünə batırdı  
   Su içməyə çalışan fil yıxıldı  
   Körpə anasının qarnında rəqs edir  
   Qız rəqs edərkən özündən gedir  
   SORĞU
İdealınızakı kişi tipi hansıdır
 
Qısqanc kişi
Qısqanc olmayan
Müasir
Qazanan
Yaraşıqlı
Varlı
Nəticələr
Bütün Sorğular
 Qalereya
Maraqlı və inanılmaz rəsmlər
Sonrakı >
< Əvvəlki
Maraqlı və inanılmaz rəsmlər
Maraqlı və inanılmaz rəsmlər
Əsas Səhifə | Gündəlik | Siyasət | İdman | İqtisadiyyat | Dünya | Texnologiya | Yaşam | Mədəniyyət | Təhsil | Kino | Səhiyyə | Qadın | Video | Qalereya | Yazarlar | Karikatura | Oyunlar | Üzvlük | RSS | Haqqımızda | Reklam | Əlaqə

Elçibəyin səsi !..

Copyright © 2006-2008 azerxeber.com. Bütün hüquqlar qorunur. İcazəsiz və mənbə göstərilmədən yayımlana bilməz.